Babamın Atölyesinde Başlayan Yolculuk

Babamın Atölyesinde Başlayan Yolculuk

Her markanın bir kök hikâyesi vardır; Pure Blue Collection’ın kökleri ise babamın küçücük gümüş atölyesinde saklı. Çocukluğumun kokusu gümüşle, sesleri çekiç darbeleriyle karışırdı. O zamanlar oyun sandığım şeylerin aslında bir zanaata dönüşeceğini bilmiyordum.

Babamın tezgâhının kenarında otururken dünyam tamamen değişirdi. Onun parmaklarının arasından çıkan yüzükler, bileklikler, taşlar… O anlarda gümüşün sadece bir metal olmadığını öğrendim. Bir duygu, bir emek, bir yaşam izi taşıyordu.

Benim için başlangıç, atölyedeki küçük gümüş parçalarını birbirine bağlamaktı. Kimse büyüdüğümde o küçük parçaların dünyaya açılan bir markanın temelini atacağını tahmin etmezdi. Ama bu küçük oyunlar bir gün gerçek tasarımlara dönüştü.

Yıllar sonra, hayat beni yeniden gümüşe, doğal taşlara ve el işçiliğine geri çağırdı. Babamın bana bıraktığı ustalık mirasını, kendi modern tasarım anlayışımla birleştirdim. Böylece Pure Blue Collection doğdu: geçmişin zarafeti + bugünün estetiği + geleceğin ışığı.

Pure Blue Collection’dan bir parça alan herkes, aslında bir zanaatkârın, bir babanın, bir kızın hikâyesine dokunur. Her ürün, hem geçmişin hem bugünün bir parçasıdır.

Bloga dön

Yorum yapın